Kozmetik Ürünler, Ciltteki Genetik Hastalıkları Gizliyor! Uzmanlar Uyardı. Bu Ürünlere Dikkat!

Kozmetik Ürünler, Ciltteki Genetik Hastalıkları Gizliyor! Uzmanlar Uyardı. Bu Ürünlere Dikkat!
Bilinçsiz kozmetik ürün kullanımı, ciltte görülen bazı genetik hastalıkların belirtilerinin anlaşılmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, kozmetik ürünlerin ilaç gibi hassasiyetle kullanılması gerektiğini söylüyor. İşte Detaylar..

Ciltte görülen bazı genetik hastalıkların belirtileri, bilinçsiz kozmetik ürün kullanımıyla örtbas edilebiliyor. Bu durum, hastalıkların teşhisini ve tedavisini geciktiriyor. Uzmanlar, kozmetik ürünlerin ilaç gibi hassasiyetle kullanılması gerektiğini vurguluyor.

Ciltteki Bulgular, Hastalıkların İşareti Olabilir

İntergen Genetik ve Nadir Hastalıklar Tanı ve Araştırma Merkezi’nin Kurucusu Prof. Dr. Serdar Ceylaner, ciltte görülen bazı genetik hastalıkların belirtilerinin, kozmetik ürünlerle baskılandığını söyledi. Prof. Dr. Ceylaner, “Ciltte görülen bulgular, birçok hastalığın belirtisi olabilir. Kozmetik ürünlerin kullanımı ile ve ‘benim cildimde böyle, ne yapalım’ şeklindeki yaklaşımla, bu belirtiler örtbas ediliyor ve hastalıkların gözden kaçmasına sebep oluyor. Hastalığın doğru tespiti için mutlaka klinik olarak değerlendirmek ve gerekirse bazı genetik testlerin yapılması gerekiyor” dedi.

pexels-photo-3148935.jpg

Prof. Dr. Ceylaner, erken cilt yaşlanması, morarma, cilt altı kanamaları, lekelenme gibi bulguların, otoimmün damar hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları, DNA tamir mekanizmasındaki bozukluklar gibi ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti. Bu hastalıkların, kanser riskini de artırdığını ifade eden Prof. Dr. Ceylaner, “Hızlı değişiklik gösteren lezyonlar, kanser riski açısından değerlendirilmelidir. Hastalara doğru tedavi planı oluşturulmalıdır” diye konuştu.

Kozmetik Ürünler, İlaç Gibi Hassasiyetle Kullanılmalı

Prof. Dr. Ceylaner, cilt bulguları yaşıtlarıyla uyumlu olan kişilerin dahi kozmetik ürün kullanırken tıpkı ilaç gibi hassasiyet göstermeleri gerektiğini vurguladı. “Bazı kişilerin cildi kozmetik ürünlere karşı hassas olabilir. Bu durumun aşırı yaşanması halinde kullanılan maddelerin veya markaların değiştirilmesi gerekir. Tüketiciler, bu aşamada markaların ürünlerinin içeriğini kontrol etmeli. Yeni bir marka ile tanıştıklarında vücutlarının verdiği tepkilerin kaydedilmesi, nelere karşı hassas olunduğunu belirlemede konusunda da faydalı olabilir. Çünkü, kişinin genel olarak kozmetik ürünlere hassasiyeti varsa, hipersensitif deri yapısının sahip olma ihtimali var demektir. Bu durumda, alerjik araştırmalar ve otoimmün hastalıklar için genetik risk analizlerinin yapılması önemli bir rol oynuyor” dedi.

Prof. Dr. Ceylaner, kişide egzama, cilt kızarıklıkları, sivilcelenme mevcutsa ve altın olmayan takılara, deterjanlara alerjik reaksiyon gösteriyorsa cilt bozukluğu hastalıkları olabileceğini söyledi. “Otoimmün ismiyle de bilinen bu rahatsızlıklarla günümüzde de çok sık karşılaşıyoruz” diyen Prof. Dr. Ceylaner, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Söz konusu hastalıklara sahip kişilerin kullandığı kozmetik ürünler, belirtileri yok edebiliyor. Bu yüzden, öncelikle teşhisin yapılması ve uygun ürünlerle tedaviye başlanması hastanın hayat kalitesini artırıyor. Klinik değerlendirme ve gereği halinde yapılan genetik testler, hastalığın doğru tanısını ve tedavisini sağlıyor.”

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.